Kalp ve damar hastalıkları yalnızca ileri yaşlarda ortaya çıkan bir sağlık sorunu değildir. Yıllar içinde biriken risk faktörleri nedeniyle genç yaşlarda da kendini gösterebiliyor. Kontrolsüz tansiyon, yüksek kolesterol, hareketsizlik, sigara ve stres gibi faktörler damarların biyolojik yaşını doğum tarihinden çok daha ileriye taşıyabiliyor. Peki, kalp damarlarımızın daha yaşlı olduğunu gösteren hangi işaretlere dikkat etmemiz ve hangi önlemleri almamız gerekiyor? Memorial Göztepe Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ahmet Ekmekçi, kalp sağlığını etkileyen belirtiler ve korunma yolları hakkında bilgi verdi.
Kalp yaşınız doğum tarihinizden farklı olabilir
Damarlarımızdaki yıpranma, doğum tarihimizden bağımsız olarak kalp sağlığımızın gerçek yaşını ortaya koyabilmektedir. Kısacası kalbimizin gerçek yaşını belirleyen kimlikteki doğum tarihi değil, damarlarımızın ne kadar yıprandığıdır. Tıpta buna biyolojik damar yaşı denilmektedir. Ateroskleroz yani damar sertliği bir gecede ortaya çıkmaz, yıllar içinde damar duvarına biriken kümülatif hasarın sonucudur. Bu sebeple maalesef kontrol altına alınmamış tansiyon, yoğun LDL kolesterol, insülin direnci ve sigara gibi etkenlere uzun süre maruz kalan 35 yaşındaki bir kişinin damarları, 60 yaşındaki birinin sertliğine ulaşabilmektedir.
Kalbi en çok yüksek tansiyon ve hareketsizlik yoruyor
Tansiyon yüksek olduğunda kalp, kanı daralmış damarlara pompalamak için fazladan güç harcar ve kalp kası kalınlaşır. Bu kalınlaşma kalbin esnekliğini kaybedip zamanla yetersizliğe sürüklenmesine yol açar. Hareketsizlik de bacak kaslarını çalıştırmadığı için damarların kendini genişletmesini sağlayan nitrik oksit üretimini azaltır, insülin direncini artırır ve iyi kolesterolü (HDL) düşürür. Buna karşılık her gün 7-8 bin adım ya da haftada 150 dakika tempolu yürüyüş, damarları elastik tutarak kalp krizi riskini yüzde 30'lara varan oranda azaltabilmektedir.
Kalp damarları daralırken bu 5 belirtiyi veriyor
Kalp krizi her zaman şiddetli bir ağrıyla gelmez; damarlar daralırken vücut önce sessiz ipuçları verebilir. Kalp damarlarınız daralırken verdiği en önemli 5 işaret şu şekildedir:
Daha önce rahat çıkılan merdivende nefes yetmemesi veya efor sırasında göğüs sıkışması Çeneye, boyna, sol kola veya mideye vuran ama dinlenince geçen belirsiz baskı hissi Aniden ortaya çıkan aşırı halsizlik durumu Açıklanamayan soğuk terlemelerin yaşanması Diyabet hastalarında sinir hasarı nedeniyle yalnızca nefes darlığı veya bulantıyla seyreden atipik krizler
Genç kalp hastalıklarında en önemli neden elektronik sigara 20'li ve 30'lu yaşlarda kalp krizi artık çok daha sık görülüyor. Bunun nedenleri arasında işlenmiş gıda ve hareketsiz yaşamın erken yaşta metabolik sendromu tetiklemesi, damarları erkenden tıkayabilen Lipoprotein(a) gibi genetik risklerin taranmaması ve elektronik sigara/nikotin kullanımının artması yer almaktadır. Enerji içecekleri de masum değildir; içerdikleri yoğun kafein, taurin ve şeker kan basıncını ve kalp hızını aniden yükseltip damarlarda ani büzüşmeye yol açabilir, fark edilmemiş bir ritim bozukluğu varsa ölümcül aritmileri tetikleyebilir.
Stres damarların biyokimyasal bir zehri
Kronik stres yalnızca zihinsel bir yük değil, biyokimyasal bir damar zehridir; sürekli yüksek kalan kortizol ve adrenalin kalp hızını ve tansiyonu artırır, damarın iç tabakasında mikroskobik hasar yaratır ve pıhtılaşma eğilimini artırarak sessiz duran bir plağın çatlamasını kolaylaştırabilir. Yoğun bir üzüntü veya travma sonrasında kalbin geçici olarak kasılma gücünü yitirdiği "kırık kalp sendromu" (Takotsubo kardiyomiyopatisi) da bu stres hormonlarının doğrudan etkisiyle ortaya çıkar.
Hiçbir şikayetiniz olmasa da bu kontrolleri yaptırın
Ateroskleroz sessiz ilerlediği için şikayet olmasa bile düzenli kontrol önemlidir. Yılda en az bir kez tansiyon ölçümü, açlık kan şekeri, HbA1c, lipit profili ve hayatta en az bir kez Lipoprotein(a) ile ApoB düzeyi ölçülmelidir. EKG ve ekokardiyografi kalbin elektriksel iletisini ve yapısını gösterirken, ailesinde erken kalp hastalığı olan veya orta riskli kişilerde koroner kalsiyum skoru veya koroner BT anjiyografi gelecekteki kriz riskini öngörebilir.
İki büyük hata tedaviyi geciktiriyor
Tansiyon ve kolesterol normale döndüğünde ilacı kendi kendine bırakmak en sık yapılan hatalardan biridir. Bu ilaçlar damarı koruyan birer kalkandır ve kesildiğinde risk kaldığı yerden devam eder. İkinci büyük hata, göğüs baskısı veya kol uyuşması gibi belirtileri "geçer" diyerek saatlerce beklemektir. Kalp krizinde kaybedilen her dakika geri dönüşü olmayan kalp kası kaybı demektir. Bu nedenle şüphe anında hemen 112 aranmalı veya en yakın acil servise başvurulmalıdır.
Verilerinizi bilmezseniz kalp sağlığınızı yönetemezsiniz
Tansiyon, açlık şekeri, LDL kolesterol ve bel çevresi gibi kendi verilerini bilmeyen kalp sağlığı için riskini yönetemez. Bunların yanı sıra her zaman belirttiğimiz gibi beslenme çok çok önemli. Akdeniz tipi beslenmeye geçmek, işlenmiş ve şekerli gıdalardan uzak durmak, düzenli hareket ve kaliteli uykuyu yaşam rutinine eklemek gerekir. Damar tıkanıklığı 50 yaşında aniden ortaya çıkan bir talihsizlik değil, 20'li yaşlardan itibaren biriken ihmallerin sonucudur. Modern kardiyolojinin asıl başarısı tıkanan damarı tedavi etmek değil, hiç tıkanmamasını sağlamaktır.